
bu ay telefon faturam 97.9 TL falan geldi... Bi o kadar da hanıma gelir sanırım.
E şimdi zart diye de bağlı olduğun GSM şeysini değiştirmek istemiyorum; öğrencilerimde bu numara var, uzun süreli görüşmediğim arkadaşlarda da...
Neyse bu sabah görüştüğüm bir arkadaşım daha uygun bir tarife önerdi. "Bilmem kaç kaça bilmem ne yazıp yollarsan 30 TL ye aynı görüşmeleri yapabilirsin" dedi.
Aklıma yattı mesajı gönderdim. Karşılığında "Mevcut tarifenizde bulunan servisler dolayısıyla her yöne kamu tarifesinden yararlanamazsınız. Bilgi için bilmem kaçı arayın" diye bir mesaj geldi...
Durur muyum hakkımı arayacam ya, aradım bilmem kaçı...
"Zart için 1'i, Zurt için 2'yi, Daha güzel bir hayat için 3'ü, Ülkeyi terketmek için 4'ü, Birkaç kişi birleşip kurban bayramında tosuna girmek için 5'i ...... tuşlayın" diye bir ses kaydı...
Allahtan "tekrar dinlemek için 1234 ü tuşlayın"gibi bir seçenek vardı...
Neyse bir alt bir üst menü derken operatöre bağlanmak için 3'ü tuşladım...
Başladım beklemeye, 9 dakika sonra kapattım... Bu arada çalan müziği ezberlediğimi farkettim...
2. kez aradım 11 dakika daha bekledim, bu arada bu operatörlerin akademik kariyerlerini, ne yeyip içtiklerini, hayattan ne beklediklerini, ıssız bir adaya düşselerdi yanlarına alacakları şeylerin listesini falan düşünmeye bol bol zamanım oldu.
Acaba günlerden Pazartesi olduğu için çok mu yoğunlardı? Yoksa tek kişi mi bakıyordu bu işlerin tümüne?
Çok yüce bir insan olmalıydı öyleyse... En az 8 tane eli, 16 tane kulağı falan olmalıydı...
3. kez aradım bu kez 7. dakikanın sonunda "İyi günler bilmem ne müşteri hizmetler ben Cem, nasıl yardımcı olabilirim?" diye bir ses duydum
İçimden "Yanlış numara" deyip kapatmak geldi. Çünkü o aptal müziği sonsuza dek dinleyebileceğim hissine kapılmıştım. "Lost" adasında gibiydim. Diğerleri bana o aptal reklam müziğini dinletiyorlardı, beynimi ele geçirmeyi planlıyorlardı...
Küçük bocalamamdan sonra " Abicim bu konuşma kaydediliyor değil mi?" dedim... Olumlu yanıtı alınca " Bak Cem seni tanırım, sen aslında iyi çocuksundur... Öyle kimseleri bekletmek gibi kötü bir alışkanlığın yoktur. Saat 1' i çeyrek geçe aramaya başladım, saat şu an 2'ye 5 var... Buna rağmen ancak konuşabildik.Dedim ya Cem kardeş sana sözüm yok ama bu kaydı sonradan dinleyecek olan o MAL a sesleniyorum, en azından o saçma reklam müziğinin arasına "beklettiğimiz için özür dileriz" gibi bir cümle yerleştirsinler."
Cem gayet sakin "haklısınız beyefendi kusura bakmayın... Bu kayıtlar hatalarımızı düzeltmek için bize rehber oluyor" falan dedi... Sonra Cem "beyefendi isim alabilir miyim" dedi
"Mehmet Yılmaz İNCE" dedim.
Cem "hangisiyle hitap edeyim" dedi kibarca...
"kafana göre dedim, işyerinde Mehmet derler. Eşim, annem, arkadaşlar Yılmaz der. Lise ve askerdeyken "İnce" diye seslenirlerdi.... "sen iyisimi Mehmet Yılmaz de" dedim
Cem hangi konu da yardım istediğimi sordu.
"Ya kardeşim yıllardır bu hattı kullanıyorum, bu aralar aradığım kişinin de faturasının bana yazıldığı gibi garip bir hisse kapıldım... Ödediğim telefon faturaları ile ufak çaplı bir cep telefonu dükkanı falan da açabilirdim diye düşündüm... Yani bıktım Cem bu eziyetten, anlıyorsun beni değil mi... Kontörlü hat kullananlara imreniyorum Cem, bilmem kaç kontöre bilmem kaç dakika konuştuklarını duyunca içim sıkılıyor... Kendimi üvey evlat gibi hissediyorum... Sizin her yöne o da sınırsız olan tarifenizin 67 TL olduğunu duydum az önceki bant kayıtlarında... Ben ne günah işledim Cem sınırları mı zorladım da 97 TL fatura geldi bana? Bak Cem benim şu tarifeyi daha insaflı bir şeyle değişin... Az girsin anlıyor musun? " dedim
Ve Cem ağlıyordu... Bir zamanlar benimle aynı şeyleri yaşamıştı belki de... "Tamam" dedi Cem... Kafaya koymuştu... Tarifemi değiştirecekti
İçten samimi bir şekilde " Annenizin kızlık soyadı?" dedi... Hayda Cem sapıttı...
Neyse hallettik herhalde... Cem le sözleştik. Bundan sonra bana kaldırabileceğimden daha fazla yük yüklenmeyeceğine söz verdi



0 yorum:
Yorum Gönder